News from the Community Relations Team
Artist's Comments
savaş bir sanattır / yaşam bir savaştır.
en yalın haliyle çırılçIplak ve an be an yaşanandır savaş.. onu nasıl yürüttüğünüz o kadar belirleyici ki! bir insanın tüm bir kişiliğini ve karakterini savaşma şeklinde bulabilirsiniz. neye-niçin inandığı kadar, bu inanışını nasıl hayata geçirdiği de en az ilki kadar önemlidir. çünkü ikincisi kaynağını doğrudan birincisinden alır. o halde denilebilir ki, fikirlerin de bir kişiliği vardır ve bu, kişiliğimizin önemli ve dominant parçasını oluşturur. zaten tesadüf değildir: hiç bir şeye inanmıyorum diyenlerin, kendi hayatlarının üzerinde bile hiçbir söz ve karar hakkına sahip olmamaları. 20. yy'da her türlü savaş cephe ve mevzi savaşları dolayımında yürütülüyordu. bilimlerdeki gelişme, teknik ve teknolojik gelişmeleri de tetiklemiş ve bu önceki dönemlere göre her düzeyde (sanatı da içine alacak şeklide) olağanüstü bir sıçrama yaratmıştır. savaşa dair temel paradigmalarımız da yine bu yüzyılda değişmeye başladı. bu aynı zamanda günlük hayat paradigmamızın da değişmesi demekti. bilgiye ulaşma, onu kullanma ve büyütme.. bugün bilgiye hızla ulaşma ve onu mevcut durum içinde en iyi şekilde kullanma hayati önem taşıyorsa bu, her düzeydeki savaş-varoluş paradigmasının değiştiğinin en belirgin göstergesi olarak okunmalıdır. artık sadece doğrudan bir şeyi karşımıza alarak gelişme sağlayamıyoruz. parçasal ve nokta başarılar kendi başlarına hem bir şey ifade etmiyorlar ve hem de zaten uzun süre korunamıyorlar. elde olanların hızla kayIp gitmesi nedendir sanıyorsunuz? bilgi açısından da bu böyle.. bir şeyin bütünsel, her yönlü ve çok boyutlu bilgisine sahip olmadığınızda o şeyi bilmiş olmazsınız. ve doğru olan şu ki: artık savaşlar ve her türlü varoluş -savaş yerine varoluş da diyebiliriz!- satranç oyunundaki paradigmayı çoktan yıkmıştır. satranç, cephe ve mevzi savaşları esasına dayanır. bir bölgeye yoğunlaşmayı ve temel taktiğiniz dolayımında nihayi hamleyi yapacak koşulları yaratmayı hedeflersiniz. tek boyutlu değildir ama, tek yönlüdür. işler biraz ters gittiğinde artık geri dönüşünüz yoktur. çünkü tüm bir paradigmanız henüz oyunun başında belli bir forma göre oluşmuştur.. satrançta bir bölgede girdiğiniz bir çatışmayı kaybetmişseniz artık oyunu büyük oranda kaybetmişsiniz demektir. [ya da tersi] şansınız yoktur oyunu kazanmaya, ve yapabileceğiniz en iyi şey karşınızdakinin hata yapmasını beklemektir. ne trajik! satranç oyununun esasına dayalı bir yaklaşım günlük yaşam paradigmalarımızı da oluşturur. istenen ve ihtiyacımız olan bir başarıyı kazanamadığımızda ruhlarımzın ve bedenlerimizin "game over" sinyalini vermesi raslantı değil.. bir bölgede her şey olmuş bitmiştir.. oysa hayır! cephe ve mevzi savaşları önemini korumakla birlikte bugünkü her düzeydeki savaş ve varoluş GO oyununun ruhundaki çevreleme ve alan savaşları paradigması dolayımında yürütülmelidir. artık her şey daha karmaşık ve daha da iç içedir. ve daha da keskindir.... bütünü göremeyip parçada kaldığınızda bu ölümünüze davetiye çıkartır. eskiden [satrançta] parça bir başarı tüm bir yenginin koşullayıcı olabiliyordu. [eskiden üniversiteyi kazanmak hayatımızın için belirleyiciydi, kazanırdık ve hayatımızı kurtarırdık!] örneğin almanlar çoğu yengilerini, bir veya birkaç belirleyici cephede çetin mevzi savaşlarıyla kazandılar.. bu yeterliydi. oysa günümüzde bu yeterli değil, bir cephede kazandığınız bir başarı başka bazı cephelerde kazanacağımız anlamına gelmiyor. artık yaşamdaki cepheler çok yönlüdür ve hiç bir cephe birbirine göre daha fazla önemli ya da daha az önemli değlidir. kuşkusuz ki stratejik önemdeki cepheler vardır ve olacaktır, ancak günümüzde en statejik olanların bile kazanılması sayısız küçük cepheye bağlıdır ve bu savaşın-varoluşun bütünsel yürütülmesi gerektiği sonucunu verir bize. çünkü artık avcı olduğmuzu düşünürken bir anda av olma olasılığımız çok yüksektir. çünkü savaş her yerdedir! avcı olduğmuzu düşünürken bir anda av olmamız ve üstelik de bunun hiç farkında olmamamız! "GO sadece saldırgan taktiklerle kazanabileceğiniz bir oyun değildir." daha da önemlisi tek bir taktiğe dayalı bir anlayış sizin sonunuzu getirir. çoklu taktiklere ihtiyacınız vardır. ve taktiklerinizin tümü dinamik olmaladır. her koşulda yenilenebilecek, farklılaştırılabilecek, hatta tümden değiştirilebilecek bir esneklite olmaladır taktikleriniz. [satrançta buna şansınız olmaz] satrançtan farklı olarak GO'da ve günümüzdeki yaşamda: "bir yerlerde bir şey kazanıyorsanız, bilin ki başka bir yerde kaybediyorsunuzdur.". ve, "... eğer erken kazanç elde ettiyseniz, daha sonra etki alanı kazanamazsınız. çok fazla veya çok erken istiyorsanız, zayıflığınız sizi bitirir." GO'da bir bölgede üstünlük kurabilirsiniz ama bu oyunu kazandığınız anlamına gelmez. GO'da bir mevzi ya da cephede kaybettiğiniz bir savaş savaşı tümden kaybettiğiniz anlamına gelmez. belirleyici olan son kertede bütündeki durumdur. taşları esir edebilirsiniz, ama oyunu kazanamazsınız. o veya bu bilgiye sahip olabilirsiniz, o veya bu yeteneğiniz olabilir, ancak bu "oldum" ve "olabilirim" için yeterli değlidir. tüm bu yazılanlar şuradaki yazıyla birlikte okunursa sanırım pekişecektir: [link] ve işte: "bir askerin taktik gücü, bir matematikçinin kesinliği, bir sanatçının hayal gücü, bir filozofun dinginliği ve güçlü bir zeka". yaşam boşluk tanımaz.. -------------------------------- thanks.... |
Found in these Groups:Not currently found in a Group
Details
December 22, 2007
547 KB 244 KB 800×932 StatisticsShare
Link
Embed
Thumb
|
Comments
Previous PageNext Page